Okuma süresi 5dk 13sn
Öznel duyguların vücut haritası araştırmacılar tarafından oluşturuldu.
“Nasıl hissediyorsun?” bilinçli deneyimlerimizin karmaşık doğasını yalanlayan basit ve yaygın olarak sorulan bir sorudur. Günlük olarak deneyimlediğimiz hisler ve duygular, genellikle bir tür düşünce sürecinin eşlik ettiği bedensel duyumlardan oluşur, ancak yine de bu farklı yönlerin birbirleriyle tam olarak nasıl ilişkili olduğu veya bu tür deneyimlerin beyinde nasıl organize edildiği hakkında çok az şey biliyoruz.
Finlandiya’daki Turku Üniversitesi’nden sinirbilimci Lauri Nummenmaa liderliğindeki bir araştırma ekibi “İnsan duygu alanı” dedikleri düzinelerce benzersiz bir dizi öznel duygunun her birinin bedensel duyumla nasıl ilişkili olduğunu gösteren ayrıntılı haritalar ürettiler ve araştırma sonuçlarını PNAS’ta yayınladılar.
2014 yılında Nummenmaa ve meslektaşları, öfke, korku, mutluluk ve üzüntü gibi altı temel duygu ve kaygı, aşk, gurur ve utanç gibi yedi karmaşık durumla ilişkili bedensel duyumları gösteren “bedensel duygu haritaları” yayınladılar .
Bu önceki çalışmaya dayanarak, yeni araştırmaları için 1.026 katılımcıyı işe aldılar ve onlardan Amerikan Psikoloji Derneği’nin Psikoloji Sözlüğü’nden derlenen, açlık ve susuzluk gibi homeostatik durumlardan, öfke ve zevk gibi duygu durumları ve hayal etme ve hatırlama gibi bilişsel işlevlerden oluşan 100 “temel” öznel duyguyu nasıl algıladıklarını değerlendirmek için tasarlanmış bir çevrimiçi anketi tamamlamalarını istediler.
Katılımcılara bilgisayar ekranında 100 temel duygunun bir listesi gösterildi ve her birini bir kutuya sürükleyip bırakmaları ve benzer duyguları birbirine yakın yerleştirmeleri istendi (kendiniz deneyin). Ayrıca her duyguyu, vücutta ne kadar deneyimlendiğine, ne kadarının psikolojik olduğuna, ne kadar hoş hissettirdiğine ve üzerinde ne kadar kontrol sahibi olduklarını düşündüklerine göre de derecelendirmeleri gerekiyordu.
Temel duygulara ilişkin açıklamaları, benzerliklerine göre beş ayrı grupta toplanmıştır: Mutluluk ve beraberlik (birlik) gibi olumlu (iyi hissettiren) duygular; korku ve utanç gibi olumsuz (rahatsızlık veren) duygular; işitme ve ezberleme gibi düşünce süreçleri; açlık ve susuzluk gibi homeostatik duyumlar; ve öksürük ve hapşırma gibi hastalıkla ilişkili duyumlar.
Başka bir çevrimiçi deneyde, Nummenmaa ve meslektaşları, katılımcılardan, 100 temel duygunun her biriyle ilişkili bedensel duyumları haritalandırmalarına izin vererek, boş bir vücut şeklini renklendirerek, her bir durumu bedenlerinde tam olarak nerede hissettiklerini belirtmelerini istedi.

Araştırmacılar daha sonra bu verileri bir araya getirerek temel duyguların her biri için “bedensel duyum haritaları” oluşturdular (yukarıdaki resme bakın). Örneğin, katılımcılar öfke hissini baş, göğüs ve ellerde lokalize ettiler; açlık ve susuzluk hissini mide ve boğazda; ve ‘bilinçli olma’, hayal etme ve hatırlamayı tamamen kafalarında.
Haritalar, benzerliklere rağmen, her bir temel duygunun benzersiz bir dizi bedensel duyumla ilişkili olduğunu gösterdi. Örneğin, katılımcılar öfkeyi en çok kafa ve ellerde, kaygıyı en çok göğüste ve üzüntüyü göğüste ve kafada algıladıklarını belirttiler. Benzer duygular benzer vücut haritaları oluştursa da, her biri ile ilişkili bedensel duyumların yoğunluğu ve kesin dağılımı benzersizdi.
Hem öfke hem de korkunun baş ve göğüsteki yoğun bedensel duyumlarla ilişkili olması, her iki duygunun da vücutta dikkate değer ölçüde benzer fizyolojik değişiklikler içerdiğini gösteren geçmiş çalışmalara katkıda bulunuyor ve ayrıca, duyumlarımızın duygusal anlamını yorumlamamıza yardımcı olmak için neden genellikle bağlama bağlı olmamız gerektiğini de açıklıyor.
Yeni sonuçlar, vücudun bilişsel ve duygusal süreçlerde çok önemli bir rol oynadığını – çok yakın zamana kadar göz ardı edilen bir şey – kanıtlıyor. “Başka bir deyişle,” diyor çalışmanın yazarlarından Riita Hari, “insan zihni güçlü bir şekilde somutlaşmıştır.” (the human mind is strongly embodied)
— Sübjektif duyguların haritaları
BPS Research Digest – Mo Costandi’nin yazısından çevrilip yayınlanmıştır.